Ticari faaliyet yürüten işletmeler için tahsil edilemeyen alacaklar, hem nakit akışını hem de işletme sürekliliğini doğrudan etkileyen bir sorundur. Türk hukuku, alacaklıya bu süreçte birden fazla yol sunar.
İlamsız İcra Takibi
Elinde bir mahkeme ilamı bulunmayan alacaklı, borçluya karşı doğrudan icra dairesi üzerinden ilamsız icra takibi başlatabilir. Borçlu, ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşir; itiraz edilmesi halinde alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekir.
İhtiyati Haciz
Alacağın tahsilinin tehlikeye girdiği hallerde, dava veya icra takibinden önce ya da eş zamanlı olarak mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edilebilir. Bu, borçlunun mal kaçırmasını önlemek amacıyla başvurulan geçici bir tedbirdir.
Ticari Dava Süreci
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre, alacağın tahsili için asliye ticaret mahkemesinde dava açılması gerekebilir. Sözleşmede tahkim şartı bulunması halinde uyuşmazlık tahkim yoluyla da çözülebilir.
Faiz ve Temerrüt
Ticari işlerde borçlu, ödeme tarihinden itibaren temerrüde düşer ve alacaklı, kanunda öngörülen ticari temerrüt faizini talep edebilir. Sözleşmede farklı bir faiz oranı kararlaştırılmışsa bu oran esas alınır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza özel bir değerlendirme için iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
